24 01 2015

Bende Bilal Gibi Susmuşum İşte

  Gel düşlerime, Gel ey efendim, Yanar yüreğim, Gel ey efendim Bende Bilal gibi, Susmuşum işte, Ebubekir gibi, Aşığım bende, Bende Ali gibi Susmuşum işte, Bir Ömer gibi, Vurgunum bende, Sen yoksun diye, Ağlar gözlerim, Kalmadı birşey, Bitti sözlerim, Bende Bilal gibi, Susmuşum işte, Ebubekir gibi, Aşığım bende, Bende Ali gibi Susmuşum işte, Bir Ömer gibi, Vurgunum bende, Lâl olmuş dilim Gittin, eridim, Gel ey efendim Yolun gözlerim, Bende Bilal gibi, Susmuşum işte, Ebubekir gibi, Aşığım bende, Bende Ali gibi Susmuşum işte, Bir Ömer gibi, Vurgunum bende, Hasan Dursun ... Devamı

13 01 2015

Gül ve Anne

Bir ah gibi düştü toprağa damla... Bir ah gibi... Sevgi dolu, ama ateş gibi yakan gözbebeklerinden, Ateşte yanan göz pınarlarından, Kömür karası iki nadide elmastan, Hangisiydi bilinmedi... Biri düşürdü toprağa ahını… Hep dudaklarının azcık gerisinde duran ahı, Göze emanet şimdilik... Göz karar eyler ahın gideceği yere... Fakat tam on ikiden vuran bir karardır bu... Ve gülün ahı sevgiliye iletilir... Bir topraktır görünüşte, Gözyaşlarını misafir eden bağrında... Fakat bir toprak ki, onda can vardır... Gülün hayat(l)a dolmasını sağlayacak bir can... Taptaze gülüşler, derin, sevdalı sevinçler verebilecek bir can... Toprak! Ne derinsin... Ne serinsin... Ama ya bağrındaki damlayı, Gül'ün ahını geri verebilecek misin? Gül durmaz, toprağa misafir verdiği damlaya, Yeni yaşlar ekler durur... Birbiri ardına süzülüp, Gül'ün kadifemsi yanaklarından aşağı, İncecik bir yol tutturmuş gidiyordur damlalar. Gül'ün kokusunu da taşıyarak giriyorlardır yer altına. Nice haberler, nice sevgiler taşıyorlardır kim bilir? Gülün yüreğinden kopup gidiyordur her şey. Yanıyordur gül... Ağlıyordur Gül... Ağlama, gül! Biçaresin... Derdest gönlünü avutacak bir medet beklersin topraktan, bilirim... Bir Gül'ün, toprağından dilediği her ne çeşit iyilik, güzellik varsa; Senin toprağında versin istersin hepsini sana... Ama toprak aldığını geri vermeye niyetli değildir işte. Toprak neden üzersin ki Gül'ü? Hâlbuki senin koynunda yatan, Binlercesini sarıp sarmalarken şu koca dünyada, Her biri için ayrı hüzünle doldurmaz mısın benliğini? Bu yüzden anlardın hani... Devamı

13 01 2015

Bediüzzaman, Beddua, Mulaane ve Mübahele

Arapçada ve İslam literatüründe Beddua, mulaane ve mübahele kelimeleri lanet okumak anlamında kullanılmaktadır. Ancak Türkçeye geçen “Beddua” kelimesi “kötü dua” anlamında olup lanet okumak, yani düşman bildiği ya da bir hareketinden hoşlanmadığı kimseler için Allah’ın gazabına uğramalarını istemektir. Mulaane kelimesi tamamen hukuki ve teknik bir terimdir. Bu kelime manasını bir ayet-i kerime’den (Lian ayeti) ve o ayetin sebeb-i nüzulünden alıyor. Hilal b. Ümeyye adında bir adam Resûlüllah’ın yanına gelerek “Ya Resûlallah, eşimi yabancı bir adamla uygunsuz vaziyette gördüm. Ben ne yapmalıyım?” dedi. Resûlullah (asm) henüz bu konuyla alakalı bir vahiy almadığı için “Ya dört şahit getireceksin ya da sırtına iftira haddi vurulacaktır” dedi. Adam ise, “Ey Allah’ın Rasulü, birimiz böyle bir şeyle karşılaştığı zaman çıkıp sokakta şahit mi arayacak yani? Vallahi ben doğru söylüyorum Ya Resûlellah” şeklinde itirazvari bir karşılık verdi. Allah Taala, bu zatın sözü üzerine Nur Suresinin ilgili ayetlerini indirmiştir.[1] Buna göre erkek dört defa yeminle doğru söylediğini ifade edecek, beşincisinde, “eğer yalancılardan isem, Allah’ın laneti benim üzerime olsun” şeklinde söyleyecektir. Erkeğin her bir yemini bir şahit hükmündedir. Kadın ise, yine dört kere kocasının yalancılardan olduğunu yeminle söyleyecek, beşincisinde, “Eğer kocam doğru söylüyorsa Allah’ın laneti benim üzerime olsun” diyecektir.[2] Bu lanetleşme sonucu karı-koca boşanma meydana gelmiş olur. Bu dünyadaki hükümleri… Kimin yalan söylediği ise kıyamet gününde belli olacaktır. Görüldüğü gibi... Devamı

04 01 2015

Toprağı Küçümseme

Aptallık  işte. Kibir, enaniyet, böbürlenmek, görünmek, övgü nefse hoş gelir, tatlı gelir. Kibir nefse cazip gelir çünkü mütevaziliğin ne parıltısı, ne ihtişamı vardır. Mütevazilik, mahviyet toprağı altına girmektir. Nefs ise topraktan hoşlanmaz. Çünkü altta kalmaktan, arkada kalmaktan, sönüklükten hoşlanmaz.  Aynı ahmaklıktan şeytan da dûçar olmuştu. Kibir müptelası şeytan, Mutlak Varlık'ın Hz. Adem'e secde et emrini reddetmişti çünkü toprağı küçümsemişti. Kibrin saçmalığına bakın ki haddi olmayana, ''Ben ondan daha hayırlıyım. Beni ateşten yarattın. Onu ise çamurdan (balçıktan) yarattın (Sad; 76)'' deme cüretini vermişti. Halbuki, varlıklar değerini kendi mahiyetlerinden değil, O'nun iradesinden alır. Varlıklara değerini biçecek olan onları Yaratan'dır. Kendine Mutlak Varlık'ın verdiği değere razı olmayan o değerden de mahrum kalır. Şeytan gibi, O'nun sonsuz rahmetinden kovulur.  Şeytan, toprağı  ve ondan yaratılmış olanı küçümserken; aslında neden insandan daha üstün olamayacağını anlatıyordu. İnsanı küçümserken, kendi kusurunun felaketine uğramıştı. Kendini yerleştirdiği o yüksek makama az gelen aklı, onu öncelikle kendi yaradılışına dair sonra da toprağın yaratılışına dair hayati bir bilgiden mahrum bırakmıştı. Kendi mahvına sebep kendi kusurunu bilmediği gibi toprağın da sembol ettiği meziyetin farkına varmayışıydı. Şeytan, kibri, her şeyden önce toprağın sembolize ettiği mütevaziliği aşağılamıştır. İşte, insan nefsi bu açıdan şeytanı dinler. Toprağı, yani tevazu ve mahviyeti küçümser, sönük görür. Parıltılar peşindedir.  Oysa arz, âlemin kalbidir. Âlem, arzımızla hayat bulur, canlanır, r... Devamı

29 08 2014

H a y a t Ö ğ r e t m e n i m d e n

Hayat öğretmenimden öğrendiğim 2 prensibi hayatımın merkezi olarak yaşamaya gayret ediyorum.Siz değerli okuyucularımda istifade edip gerekli tefekkürü yaparsınız düşüncesiyle paylaşmak istedim : 1 - Elinden geldikçe çok az konuşmak,gerekirse hiç konuşmamak. 2 - Şu ayetteki belagatli uyarı karşısında titreyerek her adımımı ona göre atmaya çalışmak.   Devamı

25 08 2014

N A S İ P

Devamı

21 08 2014

S a D a K a T

Devamı

21 08 2014

Tefekkür

Devamı

11 08 2014

B e n K i m i m ?

Ben kimim! Beni söylediklerimde arama...! Ben söylemediklerimde gizliyim...! O görmediğin koskoca derya gönlümdür Gördüğün sahil ise dilim. Kıyılarıma vuran dalgalarıma şaşma..! Onlar aşk'tan gel-git'im. Beni Mecnundan Leyla’dan sorma...! Ben yalnız Mevladan bir izim...!! ~Hz.Şems-i Tebrizi~... Devamı

05 08 2014

A M İ N

Devamı

free counters